21 Eylül 2012 Cuma

HADİ BENİ ANLA.. :)


     Birçok kavram gibi '' anlayış '' dediğimizde de, göreceli olduğunu düşünmemiz gerekir. Kim ne için ne kadar anlayışlı..?! Bence herkesin bir anlayış sınırı var. Bir insan sizi anlamıyorsa ve inatla anladığını söylüyorsa, gülüp geçin ; çünkü ne kadar uğraşırsanız uğraşın, o sizi anlamayacaktır :) Geçenlerde bir arkadaş dedi ki : '' Keskin çizgilerin olmalı ki karşında ki senin ne istediğini anlayabilsin ! '' Evet ! O haklıydı. Ama anlama kısmına gelince, o hala muallakta. Farkındaysanız '' anlayabilsin '' i kullandı ; yani o da emin değil hala.. :) İşte anlayış böyle bir şey.. Hiçbir zaman kimin anlayış gösterip göstermeyeceğini, kimin sizi anlayıp anlamayacağını bilemezsiniz. Açıkçası bende artık birinin beni anlamasını beklemiyorum.. :)
    Temel inandığım kavramlardan biri ise '' gülümse ''.. Gülümseyerek uyanmalı insan güne ki gün içerisinde ne kadar gereksiz sinir bozukluğuyla karşılaşacak olsa da gülmeye devam edebilsin. Tabi en önemlisi de sabrede  bilsin.. :)
   Büyüklerimiz der ki : '' Güne erken başla, erken yat, zinde ol ! '' . Evet haklılar. Var demek ki bildikleri ki söylemişler. Birde ben becerebilsem bunu.. :) Yarasa hayatına alışmış sabahı eden ben, güne neredeyse hiç uyumadan devam etme eziyetiyle yaşıyorum. Ne zorum varsa kendimle.. :)) Alışkanlık diyelim ve gelelim yeni bir kavrama.. :)
   Can alıcı bir kavram. '' Alışkanlık '' dedik mi tüm akan sular durur. Bizi esir alan en lanet kavramdır alışkanlık. En iyi yapıştırıcıdan bile daha sağlamdır. En sağlam dosttan bile daha sadıktır sana. Kurtulmaksa neredeyse imkansızdır. Ama satırlarımın başında bahsettiğim arkadaşın dediği gibi , keskin çizgilerin olursa , sen değilde alışkanlıklar senin esirin olmaya başlar.
   Şimdi diyeceksiniz ki ne zırvalıyor bu..?! Zaten biz bunların hepsini biliyoruz.. Evet biliyorsunuz.. Maden biliyorsunuz o zaman yapın kardeşim.. :) Ama yok ancak konuşmasını biliriz. Uygulamaya gelince kimse yapmaz.. Sığındığımız binlerce bahane buluruz hemen. Yok şöyle oldu yok böyle oldu, bundan bundan dolayı aslında.. Fasa fiso.. :)) Ama asıl olansa esir olmak isteyişimizdir ya da benim gibi yeniliklere alışma zorluğu ve bunun altında yatan korkularımızdır.
   Kısaca ; anlayış, gülümse, alışkanlık gibi kavramlar nasıl birer örnekse, sayabileceğim binlerce örnek daha var ki bunları anlatmaya çalışsam sayfalar yetmez. Hayat ve bizi içine alan biz insanlar her gün yenilenmek için varız. Yenilenirken olgunlaşmak için ve bir sonrakini daha güzel yaşayabilmek için varız. Benim hep çok sevdiğim bir benzetmem vardır hayata dair : '' Hayat şarap gibidir, bazen buruk bazen tatlı, bazen ekşi ; ama bir o kadar da içilecek kadar lezzetlidir.. '' Hadi bir kadeh al ve şarabın tadındaki lezzeti yakala.. Kadeh sensin, şarap hayat, hayatı içerken aldığın tat ise senin hissettiklerindir ; çünkü bir kadeh kadar sığdırıyoruz hayatı içimize ve bir kadeh kadar sığıyoruz bu hayatın içine.. :)) Becerebiliyorsan şişeden iç.. ;)))


8 Mart 2012 Perşembe

HER GÜN BİRAZ DAHA GÜZELLEŞİYOR HERŞEY.. :)

    Ben yeniden burdayım.. :) Çook uzun zaman oldu kendimle konuşmayalı.. Kendimi bu kadar boşladığım için kendimden öncelikle çoook özür diliyorum.. ;) Zaman o kadar hızla ilerledi ki yetişemedim, fark ettim ki ruhum çok gerisinde kalmış. Dur..!! dedi bir ses bana. Öyle şiddetliydi ki o ses, sirkelendim resmen. Hayatıma dair amacımdan beni saptıracak bana engel olacak ne varsa çıkardım hayatımdan. Öyle güzel ki herşey son zamanlarda, bu güzelliği kaybetmeye hiç niyetim yok. Sevdiğim değer verdiğim ne varsa hayatımda işte, insan daha ne isteyebilir ki.. :) Sende sirkelen benim gibi, sende çıkar hayatından gereksiz ne varsa ki herşey daha güzel olsun bundan sonra.. evet sana diyorum.. :))
   İşte bunca koşuşturma sonrasında, ruhum yetişti sonunda bana. Bir bütünüz yeniden.. El ele yürüyüyoruz, bir aradayız.. Öyle sıkı sıkıya bağlıyız ki.. koparmak mümkün değil bundan sonra.. Sonsuzluk kervanına biz de katıldık işte.. Tıpki EVİMİN DİREĞİ gibi.. O bu kervana 2010 yılında katılmıştı.. :) Bir kişi daha var sonsuzluk kervanına katılan, unutmadan biraz da onadan bahsedim.. Ben ona ÖLÜMSÜZÜM derim hep; çünkü o hayatımda karar verdiğim dönüm noktalarından bir tanesidir. O hayatımda SON.dur ve son olan herşey bir başlangıçtır bilirsiniz.. O sonun başlangıcı; yani kısaca SONSUZLUKTUR.. Sevdiğim, deger verdiğim herşey gibi o da sonsuzluğu hak etti mi diye soracak olursanız.. kocaman bir HAYIR..!! Fakat benim kendime verdiğim bir söz vardı ve HACER kendine bir SÖZ verirse sonuna kadar arkasında durur. Bu yüzden işte sende sonsuzluk kervanındasın artık ÖLÜMSÜZÜM.. :)
   Leyli' de olduğum zamanlarda tanıdım seni.. Ruhumu yeniden hissetmeye başladığım, ona yeniden dokunduğum zamanlarda dinledim sessizliğini.. AŞK'ı en çok sevdiğim sonbaharda buldum seni.. Bu baharın adı gibi SON BAHAR oldun gerçekten.. :) Kasımda AŞK başkadır.. :)) dolu dolu yaşarsın.. yüreğin çocuklar gibidir.. heycandan elin ayağın titrer ve kaybetmekten korkarsın.. Öylesine güzel, tutkulu ve derindir ki büyüsüne kapılıp gidersin öyle körü körüne.. Birine sonsuz güvenmek o kadar güzeldir ki.. Ona sonsuz inanmak.. :) Hayatta bundan daha güzel birşey yok sanırsınız..
   Bugünde farklı düşünmüyorum.. Hayatta birine sonsuz güvenmek kadar güzel bir şey yok.. Leyli'deyken ne hissettiysem, sonsuz güvenle hissetiğimdi ve biliyorum ki sonsuz güvendiğim ne varsa son bahara dair doğruydu, gerçekti.. Yalan değildi.. Bugün Leyli.de değilim; fakat Leyli' de olduğum zamanlarda yine sonsuz güveniyorum ona.. Vazgeçilmez olmak da güzeldir; amma vazgeçilmezler arasında TEK isen güzeldir sadece.. ;)  İşte her gün bir şeyler daha da güzelleşiyorsa, TEK olmadığınızın bilincinde olmanızdır..!! Ben hep şunu derim: Bakmasını değil sadece, görmesini bilmeli insan..!! Göremiyorsan; vay haline arkadaş.. :))
    İnsan yaşadığı olumsuzluklar arasından güzeli çekip onu yaşamasını biliyorsa, kaybettiklerinin yanında kazandıklarını fark edebiliyorsa, gülümsememesi için hiç bir neden yoktur.. Hadi sende benim gibi gülümse hayata.. :)) Hayat, dudak bükecek kadar uzun değil..!! Bu yüzden ne olursa olsun tebessümle başla her yeni güne..!! Ben her sabah uyandığımda tebessümle uyandım güne ve başardım; çünkü inandım, yılmadım, pes etmedim.. Evet belki zaman zaman kendi kovuğuma çekildim; ama bunu yapmamın sebebi hep ileriyi görmek doğruyu bulmak ve güzeli yaşamak içindi.. Pişman değilim; çünkü bunu yaparak her günüm biraz daha güzelleşmeye başladı.. Sen de çıkmazda mı hissediyorsun kendini..? Çekil kovuğuna ve ne istediğini nerde olmak istediğini düşün.. Ama öylesine değil; gerçekten düşün.. şöyle uzun uzun düşün..Sakın ha çabuk kararlar verme; çünkü hızlı kararlar yanıltır insanı.. Ha birde öyle herşeyi merak edip sonucunu tahmin ettiğin şeylerin üzerine de gereksiz gitme; başında ne hissediyorsan ve düşünüyorsan zaten genelde sonuç o olur.. ;) Bu yüzden kendini bu kadar yorma.. Kendin için doğru neyse onu bul ve uygula.. Zorlanıyor musun..? İşte tam o nokta da üzerine git; ama dediğim gibisadece kendin için doğru olanda.. ;))
   Ben zorladım, üzerine de gittim ve başardım.. :) Yeter ki inancını kaybetme..Unutma bu hayat senin ve sen var olduğu kadar hayatında vardır herşey ve herkes..!! Sen yok olursan zaten hayatın da bitmiş demektir..!!
   Hadi şimdi sende sirkelen benim yaptığım gibi.. Göreceksin bundan sonra her gün biraz daha güzelleşecek herşey..!!  :))