Az önce fark ettim ki bu yıl ne kadar da yalnız kalmışım..;) Nerden çıkardım diye soracak olursam kendime, cevabı o kadar açık ki.. :) BU YIL HİÇ BİR ŞEY YAZMAMIŞIM !!! ve bu kuralsa eğer, bu kuralı yıkarak şu an itibariyle yazıyorum. Gelecekte bir gün yazılarımı kurcalarken 2010 yılına ait hiç bir yazının olmaması beni üzerdi sanırım. Şimdi ise artık üzülmeyeceğim, biliyorum.. ;)
Evet 2011'e üç gün kala nasıl hissediyorum bir düşünim..Aslına bakarsak karmaşık diyesim var, ama bu da çok alışılmış bir durum olduğundan en iyisi ne istediğini aslında artık bilen, ama bir türlü karar veremeyen ve yeniliklerden kendini mahrum bırakamayan ben var karşımda..Ne kadar da karmaşık oldu dimi yine..;)
Düşündüm de biraz bu yıl yaşadıklarımdan bir özet geçeyim. Bana göre bir sonun başlangıcıydı bu yıl ve bir başlangıcın sonsuzluğa sürüklenen bir dostluğuydu yakaladığım. Hani insanın en çok kavga ettiği ama bir türlü de onsuz olamadığı haller. En güzel anları onunla paylaştığın ve asla hiç bir şeye değişmeyeceğin anılar. Huzurla hüznü bir arada yaşadığımız en uç nokta belkide. Ben hep şöyle derim ona: EVİMİN DİREĞİ :) Onsuz bir gün sanki bir asır gibi. Paylaşılacak ne varsa paylaşılmalı dürtüsü her zaman içimde fokurdayan. Tek kelimeyle anlat deseler anlatamam, sığdıramam bir kelimeye. Öylesine değerli ki ve öylesine güzel ki içimde. Kim ne derse desin benim gözümde benim yüreğimde sonsuzluğu hak ediyor.. :)
Biz hep örnek olduk insanlara. Benim hep vazgeçilmezlerim arasında olan ZITLIK bizde dahi hep yardımcı olmuştur bana ve hep doğruyu buldurmuştur. Neden korkar insanlar bu kadar ZITLIKtan anlam veremiyorum doğrusu. Oysa siyah ve beyaz öylesine yakışır ki birbirine ve öylesine asil durur ki anlayamazsınız. Uzun ve kısa sadece yan yana iken bir anlam kazanmaz mı..?! Sabır ve asi dengelemez mi birbirini..?! Büyük ve küçük sadece bir aradayken yenilemez mi kendisini..?! Herşeyi bir kenara atarsam bile, benim gördüğüm ve inandığım birşey var, onca ZITLIK arasında her zaman birbirini tamamlayan bir parça vardır. İşte bizde bu parçanın en büyük bütünüyüz.. :)
Renkleri de severim ama, rengarenk olsun isterim bazen etrafım ve çoşmak isterim. Renkler her ne kadar hayal dünyasını yansıtıyor olsa da ben o dünyayı dışarı yansıtmasını öylesine seviyorum ki bu zamanlarda..Şimdi olduğu gibi :) Renkler olmasa yazamam ki..Hayallerim olmasa hatırlamam ki..Kim var ki kalemini eline aldığında hayalleri olmadan yazabilen..?! Hiç kimse..!! HMMM bazende tabi ilham gerekir.. ;)
Dönelim bu yılın özetine.. :) 2010 nisan ayı benim için bir dönüm noktasıydı. Öylesine zor ama öylesine de güzeldi ki herşey aslında. İnanın bana hiç pişman değilim. Doyasıya yaşadım iyi gününü de kötü gününü de. Beni hiç yalnız bırakmayan o çocuk yanım ve sabrım. Teşekkür ediyorum her ikinize de .. ;) Sonra sabrımın tükendiği anlarda ki asiliğim, öylesine durulmasını öğreniyordu ki yeniden her seferinde.. ;) İşte bu yüzden seviyorum bu ikiliyi yan yana.. Dengenin getirdiği huzur ise bambaşka sonucunda.. :) Alışma süresi vardır ve tanıma, biz bu süreyi alnımızın akıyla geçtik. Emek verdik adım adım ilerledik. Öylesine sağlamdı ki attığımız her adım, işte bugün burdayız: En güzel yerinde = SONSUZLUKtayız. Öyle çok şey öğrendiktik birbirimizden
her yeni gün, bugün yeni bir şey öğrenceğim,n hevesiyle güne başlıyorum.. ;) En güzeli ise hiç yılmamamız ve şaşırmamamız hiç bir şeye.. Hayatta öyle şeyler var ki her zaman hazırlıklıyız BİZ.. :)
Sınavdayız der hep EVİMİN DİREĞİ bense savaş meydanında savşan bir süvariye benzetirim hep ikimizi. Öylesine hırçın ki bazen çıkışlarımız; gören gerçekten 4. dünya savaşındayız zanneder.. ;) Neden 4. dünya savaşı demem kısmına gelince, 3. dünya savaşının çünkü tam ortasındayız şu an ( sözüm meclisten dışarı : siyasi savaş) .
Aklıma gelmişken birde lanet huysuzluklarımızdan bahsedim.. ;) üç betül kuralı: aç kalma- konsantremi bozma- çok konuşma- sigarasız ve kahvesiz kalma da diyebiliriz azda olsa 4. olarak tabi.. :p üç hacer kuralı ise : sigarasız ve kahvesiz kalma- aç kalma- çok konuşma.. :)) DİKKAT nedense ikimizde çok konuşmaktan rahatsız oluyoruz; ama israrla çok konuşuyoruz..hehe ;)) onca ZITLIK arasında ne kadar da ortak noktamız var dimi. ZIT karakterler anşlaşamaz, cümlesini nasılda çürüttüm ama. Matematiksel açıdan bakalım birde ne dersiniz..?! iki artı (+ +) iki eksi ( - -) birbirini itekler.Yani bir arada durma şansı yoktur. Bir artı (+) bir eksi (-) birbirini çeker. Mıknatıs gibidir ve ayırmakta zorlanırsınız.. ;) İşte tüm bunlardan da yola çıkacak olursak, benim hayatımın anlamı ve vazgeçilmezi olan ZITLIK bence hatta kesinlikle doğru olan yol diyorum..!!! :)) Kaybettiğini sandığın anlarda, kazandıklarını fark edebilirsen ne kadar doğru bir seçim yaptığımı anlarsınız..;)
Kendime, EVİMİN DİREĞİNE, aileme, arkadaşlarıma ve size şimdiden ZITLIKLARLA dolu bir yıl diliyorum..!!! 2011 yılının hepimize en güzel ZITLIĞI getirmesi dileğiyle..!! Unutmadan, bana mükemmel bir yıl yaşattığın için sana da teşekkür ederim 2010. Hafızalarımızda hep güzel olarak kalman dileğiyle..!!! :))
28 Aralık 2010 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
